Stellungnahmen

NewsLetter APG

Wer ist online

8862
HeuteHeute47
GesternGestern166
Diese_WocheDiese_Woche879
Wir haben Gäste online
-

Islam cevreyle müsterek yasama sanatidir

İSLAM ÇEVREYLE MÜŞTEREK YAŞAMA SANATIDIR İslamiyetin hayvanları; Ayet ve Peygamber emri düzeyinde ilgiye taşıması,onlara eziyet edilmemesi, aşağılanmaması konularında sergilediği titizliği anne şevkati düzey ve duyarlılığındadır. Günümüzde, Allah'ın(cc) en mükerrem yaratığı insana her türlü işkence ve zulümler hâlâ uygulanırken, Hz.Peygamber'in (SAV) hayvanlara bunların yapılmasını yasakladığı görülmektedir. Hz. Peygamber (SAV) Müslümanlara, sadece insanlara değil, bütün canlılara karşı merhametli olmalarını öğretmiştir. Merhametli olanlara Rahman (yani merhamet sahihi olan Allah) merhamet eder. Yerde olanlara merhametli olun ki, gökte olanlar da (melekler) size rahmet etsin.[37] Yine yukarıda ifade edildiği gibi, "Haksız olarak bir serçeyi öldürenden, Cenab-ı Hak kıyâmet gününde hesap soracaktır.[38] Ayrıca Hz. Peygamber (SAV)'ın, kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yavrularının alınmamasını da emretmiştir.[39] Bir yuvadan aldığı yavruları torbasına doldurup şehre getiren birine Peygamber Efendimiz onları derhal analarının yanına, aldığı yuvaya iade etmesi uyarısında bulunmuştur. Böylece bu sevimli yavrularının anne yuvalarında ve tabii ortamda özgürce büyümeleri temin edilmiştir. İslam medeniyetinin özünü ve hayvanlara bakış açısını çok iyi yansıtan bir diğer örneği ise Peygamber Efendimizin yakın arkadaşlarından Abdullah b. Mes'ud'dan öğreniyoruz: “Allah'ın Resulüyle bir seferde idik. Yanında iki yavrusu bulunan serçe biçiminde bir kuşa rastladık. Yavruları yakalayıverdik. Bunun üzerine anneleri, feryat ederek kanatlarınıçırpmaya başladı. Resulullah dönüp de yaptığımızı görünce: 'Bunu yavrusundan kim ayırdı? Yavrularını ona iade edin” dedi. Biz de onları serbest bıraktık.[40] Görüldüğü gibi, Hz. Peygamber, hayvanların ve kuşların korunmasını, onlara eziyet edilmemesini, temizlik ve bakımlarının yapılmasını,yaratılışlarına uygun işlerde kullanılmasını, fazla yük yüklenmemesini, av yasağı koyarak rast gele eğlence için avlanılmamalarını emretmiştir. Bir gün peygamberimiz etrafında oturanlara şu hikayeyi anlatmıştı: Yolda gitmekte olan birinin susuzluğu arttı. Hemen bir kuyuya inip suyundan içti. Çıkınca, susuzluktan dilini çıkarıp soluyan ve rutubetli toprak yalayan bir köpekle karşılaştı. Adam kendi kendine, 'bu hayvan da benim gibi susamış' deyip kuyuya indi. Pabucunu su doldurdu, ağzıyla tutup yukarı taşıdı ve köpeğe sundu. Bundan dolayı Allah bu kulunu övdü vegünahlarını bağışladı." Bunun üzerine arkadaşları:“Hayvanları sulamakta bize de sevap var mıdır?' diye sorduklarında Rasulullah şöyle cevap verdi: "Yaşamakta olan her canlıyı sulamakta sevap vardır."[41] Hayvanlara kötü davranmayı yasaklayan Peygamber Efendimiz, "Bir kadın, bağlayıp yemek vermediği ve yer haşerelerinden yemesi için serbest bırakmadığı kedi yüzünden cehenneme girdi."[42] diyerek bu konuda bizleri uyarmıştır. Peygamber Efendimiz, çalıştırılan hayvanlara, insanlar gibi dinlenme hakkı vermiş ve yolculuk sırasında yapılan dinlenmelerde öncelikle hayvanların ihtiyaç ve istirahatlerinin sağlanması vurgulanmıştır. Sahabeden Enes b. Malik bize şu hikayeyi anlatmaktadır: "Biz bir konaklama yerine geldiğimizde hayvanların yüklerini çözüp (onları istirahate terk etmeden) namaza başlamazdık." [43] Görüldüğü gibi, İslam dini hiçbir canlıya eziyet ve işkence edilmesine izin vermez. İnsan olsun, hayvan olsun her canlının kendine göre hakları vardır. Bu haklara saldıranlar ve uymayanlar devlet tarafından, bu mümkün olmazsa ahirette Allah tarafindan cezalandırılır. Bu gerçeği şu sözleriyle ifade etmiştir: " Şu bir gerçektir ki, öteki hayatta hak sahiplerine bütün haklarını ödeyeceksiniz.Hatta boynuzsuz koyun kendisine vuran boynuzlu koyundan kısas yoluyla hakkını alacaktır."[44] Hz. Peygamber'in bu tavır vetavsiyelerinin tarih boyunca Müslümanlar üzerinde çok etkili olduğu görülmektedir. Hz. Peygamber'den aldıkları bu bakış açısıyla hareket eden Müslümanlar herkese karşı merhamet ve hoşgörüyle bakmışlardır. Düşmanlarına bile işkence etmemişlerdir. Başka din ve inanç sahipleri Müslümanlar arasında huzur içinde yaşamışlardır. Bu merhamet, sevgi ve hoşgörü medeniyetinden hayvanlar da nasibini almıştır. Ayrıca hayvanlara iyi davranmanın insanicennete, kötü davranmanın ise, cehenneme girmesine sebep olabileceğini de yinebizzat Hz. Peygamber (SAV)'in hadislerinden anlıyoruz.


Contribute!
Books!
Shop!

Copyright © 2000-2011 by Animal Protection Group - Arbeitsgruppe für Tierrechte e.V. All Rights Reserved.